Basında Sibel Agakay

Formun Üstü

Formun Altı

Ayakkabı tutkusu tasarıma dönüştü

Ayakkabı tutkusu tasarıma dönüştü

Bu hafta 'Modanın Patlayan Yıldızları' bölümünde, ayakkabılara olan tutkusunu tasarımlarına yansıtan Sibel Agakay’a ve onun el emeği ayakkabılarına yer verdik. Agakay, tasarımlarını ve gelecek sezonun trendlerini anlattı.

23 Temmuz 2014 Çarşamba 10:00

KARİN BAL / AGOS
karinbal89@gmail.com

Kadınlar ne zaman âşık oldu ayakkabılara? Yakışıklı prens Külkedisi’ne camdan ayakkabısını giydirdiğinde mi? Topuklu ya da düz, rugan ya da nubuk, çeşidi ne olursa olsun, kadınlar için ayakkabı dendiğinde akan sular duruyor. Bu hafta sayfamızda, ayakkabılara olan tutkusunu tasarımlarına yansıtan Sibel Agakay’a ve onun el emeği ayakkabılarına yer verdik. Agakay, tasarımlarını ve gelecek sezonun trendlerini anlattı.

Ayakkabı tasarlamaya nasıl başladınız?

Annem 45 senelik dikiş ustasıdır. Bu nedenle, doğduğumdan beri aslında modanın içindeyim. Eskiden annemin yanında oturur, saatlerce onun çalışmasını seyrederdim. Çocukken oyuncaklarıma giysiler diker, kumaşları üzerime sararak elbiseler yapar, ayakkabılarımın üstüne taşlar yapıştırıp desenler çizerdim. İçimdeki tasarım isteğini engelleyemedim ve Esayan’dan mezun olduktan, sonra Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü’nde Moda Tasarımı Bölümü’ne başladım. Çizim, kalıp çıkarma, kumaşlar ve dikime dair her şeyi orada öğrendim. Okuldan sonra stilistlik dersleri de aldım. Kumaş, aksesuar, ar-ge, haute couture, çanta ve şapka tasarımı üzerine birçok yerli ve yabancı isimle çalıştıktan sonra, 2007’de ilk kıyafet koleksiyonumu yaptım. Çoğu kadın gibi, benim de ayakkabıya karşı bir zaafım ve tutkum var. Bu tutkudan yola çıkarak, kıyafetle başladığım tasarımlarıma ayakkabıyı da eklemeye karar verdim. 2011’de kendi adımı taşıyan ayakkabı ve aksesuar markasını kurdum. Bu yıl üçüncü ayakkabı koleksiyonumu çıkaracağım. Yakında, erkekler ve sektörde bu alanda büyük bir boşluk olduğunu düşündüğüm çocuklar için de bir koleksiyon çalışmam olacak.

Tasarım süreci hangi aşamalardan oluşuyor?

Fikirlerimi öncelikle kâğıda dökerek çizimler yapıyorum; bazen de hemen ayakkabı üzerine uyguluyorum. Dünya’daki trendleri ve tasarımcıları yakından takip ediyorum. Yılın renklerini, kumaşlarını ve yeniliklerini göz önünde bulundurarak, bugüne kadar yapılmayanı yakalamaya çalışıyorum. Ayakkabılarımda birinci sınıf kristal taşlara, İtalya’dan getirttiğim süet, nubuk ve gerçek deriye yer veriyorum. Ürün tasarlanıp alt platformu yapıldıktan sonra, sırasıyla iç ve dış materyallerini uyguluyorum. Tüyler, saten ipler ve kristal taşlarla, ayakkabının tasarım kısmını tamamlıyorum. Ayakkabıda kullanılan formlar da trendlere göre değişiklik gösteriyor; kendi tarzıma ‘spor abiye’ diyebilirim. Aynı ürünü gece bir davette, gündüz kot pantolonun altına giyebilirsiniz. Bence ayakkabı, kişinin karakterini ve kişiliğini ortaya koyuyor. Kıyafetiniz ve tarzınız nasıl olursa olsun, ayakkabınız buna uygun olunca kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Ne de olsa, düşman önce ayağa bakar!

“Yuvarlak formlar yerini sivri burunlara bırakıyor”

2014-2015 sonbahar kış trendleri, geçen senenin devamı niteliğinde. Ayakkabıda yuvarlak burunlar, yerini sivri burunlara bırakıyor. Monokromlar yani siyah-beyaz renk geçişleri ve geometrik desenler sık kullanılacak. Sonbaharda hardal, sarı, kobalt mavisi, kırmızı, mor, kahverengi ve toprak tonları devam edecek; siyah her zamanki gibi var. Bu sene bilekte biten kısa çizmeler moda olacak. Çorap çizmeler de yavaş yavaş kendini gösterecek. Geçen sene ağırlıklı olarak çantalarda gördüğümüz püskülleri bu yıl ayakkabılarda da göreceğiz. Hayvan baskıları, yılan derisi, transparan ve dantel detayları, kamuflaj deseni, zımbalar, pimler, metal ayrıntılar ve maskülen hatlara sahip ayakkabılar da sezonun trendleri arasında.

Tasarımlarınıza nasıl ulaşılabilir?

İnternette, sibelagakay.com, lidyana.com ve zet.com üzerinden satış yapılıyor. İsteyenler sibelagakaycom instragram hesabımdan da benimle iletişime geçebilirler.

Kategori : Fark Yaratanlar

Etiket : ayakkabı, tasarım

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/7641/ayakkabi-tutkusu-tasarima-donustu

 

 

 

 

 


 

Cumartesi MODA dünyası O’NU konuşuyor



MODA dünyası O’NU konuşuyor

SİBEL AGAKAY

Kendi ismiyle bir gömlek markası yarattı, kişiye özel rengárenk gömlekler dikiyor.

Haute Couture gömlek markası çıkarmak nasıl aklınıza geldi?

- Kariyer planımı gömlek üzerine yaptım. Çünkü gömlek çok kullanışlı bir parça. Düz ve tekdüze gömlekler her yerde çok fazla var. Ben herkesin giyebileceği ama farklı gömlekler tasarlamak istedim. Kişiye özel üretim yapıyorum. Her bir modelden sadece 10 tane dikiyorum.

Bu işe kalkışırken bir noktada tıkanmaktan korkmadınız mı?

- Aklıma bile gelmedi. Bence gömlek çok geniş bir oyun alanı. Bu oyunu iyi oynadığıma inanıyorum. Günün birinde Türkiye’de gömlek deyince akla gelen tek insan olmak istiyorum.

İlk koleksiyonunuzu anlatır mısınız?

- İsmi Güzele Bakış. 25 model var. Katlamalı formları matematiksel bir düzen içinde kullandım. Bazı gömlekler origamiyi andırıyor. Formların çoğu vücuda oturuyor. Renk konusunda cesur davrandım. Pembenin, yeşilin, mavinin en göz alıcı tonları var.

Gömleklerinizin hepsi abiye mi?

- Ne zaman neyle kombinlediğinize bağlı. Bu gömlekleri jean ile giyer fazla aksesuar takmazsanız spor bir kimliğe bürünür. Etek ya da kumaş pantolonla kombinlediğinizde ise düğüne bile giyebilirsiniz.

Tek tip bir kumaş mı kullandınız yoksa kumaş çeşitliliği de var mı?

- Tek tip değil, koton ve ipek ağırlıklı. Ama yaz koleksiyonumda doğal elyaflara, organik kumaşlara ağırlık vereceğim.

Kol, yaka ve cep... Gömlekte bu üç bölgeden en çok hangilerini seviyorsunuz?

- Cep sevmiyorum. Yaka ve kol tercihim. Ama en çok kollarla oynuyorum. Düzler, katlamalı olanlar, kol düğmesi takılabilenler, kendiliğinden düğmeli olanlar var.

Gömlek çabuk kırışmasıyla ve resmi imajıyla da tanınan bir giysi. Siz bu önyargıları nasıl kıracaksınız?

- Sırf bu yüzden kumaş seçimime çok dikkat ediyorum. Ve gömleklerimin kadına kişilik kattığını düşünüyorum. Sıradanlıktan kurtulmak isteyenler müşterim olacak.

Bu gömlekleri almak isteyen nereye gidecek?

- İstanbul Rumeli Caddesi’nde annemle birlikte çalıştığımız bir atölye var. Oraya gelebilirler. Ya da Etcetura markasının Bostan Sokak’taki atölyesinde beni ve koleksiyonumu görebilirler.

Fiyat aralığınız nedir?

- 100 ile 200 TL arasında.

SİBEL ARNA

www.hurriyet.com.tr/cumartesi/10897043_p.asp